ANNE OLMA DÜŞÜNCESİ...
08.09.2010 ve 11.09.2010 yılında çifte düğünle evlilik dünyasına giriş yaptık. Evliliğimizin ikinci yılını tamamlamış, aklımızca yapmamız gereken tüm işlerimizi yapıp, sırada çocuk düşüncesiyle, evlilik yıl dönümümüz de tatile gittik (08.09.2013). Sonuç : Anneyim :))
(Aslında bu kadar da basit olmadı hiçbir şey. Her yeni evli çift gibi ilk planlarımız gezmek üzerineydi. Ve 1 sene doyasıya gezdik. Planlamış olduğumuz gezilerimizi yaptık. Her ne kadar birbirimizi tanısak da evliliğe ve birbirimize alışmamız zaman aldı. Hayatımız iş, ev ve okul üçlüsü içerisinde ilerlerken her kadın gibi annelik dürtüleri beni de yoklamaya başlamıştı. İlk işim kadın doğum doktoruna giderek gerekli tahlilleri yaptırmakla başladı. Sanırım fazla pimpirikli bir doktorla karşı karşıya olduğum için, bir sürü tahlil yaptırdık. Veee ne ararsan onu bulursun demişler. Sonuç: Trombofili var sende. Bu da nedir ne değildir derken hamile kaldım :) Hoppp ilk günden kan sulandırıcı iğnelerle tanıştım. Gerçekten zor bir süreçti. Annelik heyecanını yaşamayı bir kenara bırakın, beni başlı başına bir panik almıştı. Tüm vücudum morarmaya başlamıştı bile ama annelik sabretmekti, dua etmekti, bebeğinin sağlıkla tutunması ve kucağına alabilmen için o morlukları umursamamaktı. Ben de öyle yaptım. Ama bu süre bizim için hem hastalıkla tanışma süresi, hem de hamileliğe alışma süresiydi. Bu zorlu süreç, kısa sürede son bulmuştu. Ondan sonraki süreden bahsetmek bile istemiyorum. İlk kez kadın olmanın, anne olmanın zorluğunu o zaman anlamıştım. . Uzun bir süre çocuk düşüncesini rafa kaldırmıştık eşimle birlikte. Çünkü önemli olan sağlıklı bir çocuk dünyaya getirebilmekti...)
Bu olaylardan tam bir yıl sonra tekrar annelik dürtüleri beni yoklamaya başlamıştı. Ama rahatsızlığımdan dolayı hamilelik düşüncesi beni oldukça korkutuyordu. Bu sıra annemin araştırmaları sayesinde yeni bir doktorla tanıştık: Prof. Dr. Aydan Biri. Kendisi riskli gebelikler konusunda uzman. Annemle birlikte doktorla görüşmeye gittik (Ağustos 2013).Tüm bu süreçlerden bahsettik ama doktor ısrarla neden iğne vuruldun diye sorup duruyordu. Cevap belli trombofiliyim. Aydan hoca benim trombofili olmadığımı, riskli gruba girmediğimi, her sağlıklı anne gibi doğum yapabileceğimi söyledi. Yani bu zamana kadar boşuna tedirginlik yaşamıştım. Bu müjdeli haberi ailemle paylaştım. Üzerimden koca bir yük kalkmıştı. Gerçekten bu iğneyle hamile olan tüm annelerin Allah yardımcısı olsun.
İşte asıl bu müjdeli haberden sonra anne olmaya tekrar karar verdim ve eşimle güzel bir tatile çıktım. 1 ay sonra da hamile olduğumu öğrendim :)) Yakınlarım onun deniz çocuğu olduğunu düşünüyorlar ;) Haksız da sayılmazlar...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder