Çok huzurluyum bu aralar. Sanki hamileliğin sıkıntılı günleri yerini keyfe, mutluluğa bırakmaya başladı bile. 4. ayımızın sonuna ve 2013 senesinin sonuna geldik. Git gide sende bende büyüyoruz birtanem. Senin her kontrolde büyüdüğünü görmek beni çok mutlu ediyor. Bu buluşmamızda anneannen de yanımızdaydı. Sen ikimize de gülücükler saçtın. Ağzını açıp açıp duruyordun. Anlaşılan yemek yemeyi seveceksin. Anneannen çok heyecanlandı. Bu arada seni dört gözle bekleyen bir anneannen olduğu için çok şanslısın birtanem. Sevgili Aydan hocamız herşeyin yolunda olduğunu söyledi. Ama biz yine de 4 lü tarama için kan verdik. İnşallah güzel sonuçlarını alırız. Bu arada yeni bir heyecanımız başladı. İsmini koyma kısmı. İnan çok zor birtanem. Keşke sen doğduğunda kendi ismini kendin bulsan :)) Ya tamam anne ve baba olarak en güzel ismi senin için bulmak bizim görevimiz. Ama Tuncer amcan dedi ki, ismi siz mi koyduğunuzu zannediyorsunuz. O yüzden oluruna bıraktım. Elbet seninle birlikte ismin de gelecek dünyaya :)) Bu arada baban ve ben aile olduğumuzu yeni anlamaya başladık. Bazen birbirimize bakıp, bu günlere geldiğimiz için "elhamdülillah" diyoruz. Baban ikimizin de sağlıklı beslenmesi için her sabah kahvaltımızı hazırlıyor. Akşamları da muzlu sütümüzü mutlaka yapıyor. Bu heyecanı benimle birlikte paylaştığı, yükümü hafiflettiği için onu gerçekten çok seviyorum. İkimizde çok şanslıyız birtanem. Yeni yıla Allah'ın izniyle sen, baban ve tüm aile olarak hep birlikte gireceğiz. Bu yeni yılda, Allahım seni sağlıkla kucağımıza alabilmeyi nasip etsin. Babana da sağlık, mutluluk, sevgi, yeni güzel işler getirsin. Annenannelerine ve dedelerine de uzun hayırlı, sağlıklı ömürler versin. Kısacası tüm ailemize güzel, hayırlı, mutlu, sağlıklı günler nasip etsin.
11 Aralık 2013 Çarşamba
(14.Hafta) Anneler Hisseder
Hamileliğimin ilk gününden beri, bir yandan sürekli kendimi dinliyordum. Canım ekşi istedi acaba kız mı?, Çin takvimine göre kesin kız. Rüyamda erkek gördüm, erkek mi yoksa? Ama tatlı yiyemiyorum diyerek haftalar geçirdim. Ama ilk günden beri hiç yanılmayan biri vardı ki o da oğlumun anneannesi. İçine mi doğdu yoksa tahmini mi kuvvetli bilemem ama bana ilk günden oğlun olacak demişti :)) Gerçi annem abimin çocuğunu da tahmin etmişti. Tabi annemin etkisi altında kaldığımdan mı rüyamda erkek çocuk görmeye başladım, yoksa malum mu oldu bilmiyorum. Doktorumuzla görüştüğümüzde yine de içimde acabalar vardı ki, ekrana bakar bakmaz hemşire erkek dedi. Değişik bir duyguydu açıkcası. Kafamdaki ilk soru, erkek çocukla ne oynanır ki ? İletişimimiz nasıl olacak? Annesine düşkün olacak mı? Erkek çocuk nasıl büyütülür? Nede olsa cinsiyet olarak yabancıydı bana. Benim gibi bebek oynayarak büyümeyecekti. Yada saçıyla, ojesiyle uğraşmayacaktım.:)) Neyse Kaan abisi ve Meteyle birlikte büyüyecekler :)) Oyun için bana pek gerek kalmayacak.
Bu arada eşim heyecanla eline telefonu alıp, bu güzel haberi ailemizle ve arkadaşlarımızla paylaştı. Gerçi Babasının sevinci de görülmeye değerdi. Tabiki herşeyden öte sağlığının yerinde olması bizi en mutlu eden haberdi. Ailemin cinsiyetten sonra, benim sağlığımı sorması da hala unutulmadığımın bir göstergesiydi :)) Evet yeni dünyamla gerçekten yeni bir yola çıktım. Ona ve göbeğime şimdiden alıştım :))
19 Kasım 2013 Salı
(11. Hafta) İlk Buluşma
Sevgiliyle
ilk kez buluşur gibiydi heyecanım. Erkenden uyandım. Güzel bir duştan sonra en
güzel elbiselerimi giydim. İçim içime sığmıyordu. Güzel bir kahvaltıdan sonra buluşma yerine
vardım. Tam zamanında varmıştım. Bekletmek olmazdı sevgiliyi. Kalabalıktı
buluşma yerimiz. İçeride herkesin farklı bir heyecanı vardı yüzüne yansıyan. Kim
bilir kiminin ikinci buluşmasıydı, kiminin ise benim gibi ilk… Saatlerin biran
önce geçmesini ve bana seslenmesini beklemeliydim… Beklemek zordur normalde.
Ama sevgiliyi beklemek en güzel bekleyiştir. İçin içine sığmaz. Tüm saçma
şeyleri o anda düşünürsün. Bu arada yalnız değildik bu buluşmamızda. Doktorumuz
ve sevgili eşim de yanımdaydı. E ne de olsa doktorumuz olmadan buluşmamız
imkansızdı. Ve buluşma zamanımız gelmişti…
Sevgilime
kavuşmuştum en sonunda. Onu ilk kez görüyordum. Minik ellerini havaya
kaldırarak; merhaba anne ve baba demesini, ayaklarını sağa sola oynatarak; yaramazlık
sinyalini vermesini, o minik kafasını oynatarak; rahatıma düşkünüm anne
demesini, o minik parmağını ağzına götürerek; beni güzel besle demesini
gözyaşları içinde eşimle birlikte izledik. Eşim de çok heyecanlıydı. Yerinde
duramıyordu. Bebeğimiz el kaldırınca o da merhaba diye el salladı. İletişime
geçmişlerdi bile J En
güzeli de en son o minik poposunu dayayarak; sen rahat et anne her şey yolunda
demesiydi. Hiç bitmesin istedim. Sanki sürekli orda öyle yatarak onu
izleyebilirdim. Doktorumuzun ekranı kapatmasıyla birlikte, ya biz bu
randevuları sıklaştırsak mı dedim J.
Onun tomurcukken büyümesini izlemek muhteşem bir duyguydu. Sanırım o an
annelerin evlatları için nasıl duygular besleyebileceğini az da olsa anladım. Allah'a şükür her şey yolundaydı.
13 Kasım 2013 Çarşamba
(8. ve 9. Hafta) Hamilelik Sınavı :)
Hamilelik sınavını başarıyla geçebilmek için bebişimle birlikte yoğun çalışmalara başladık bile...
Hazırlıklarımız:
Hamilelik sınavını başarıyla geçebilmek için bebişimle birlikte yoğun çalışmalara başladık bile...
Hazırlıklarımız:
- Yatağımızın başucuna bol bol Çubuk Kraker koyduk.
- O da yetmedi Kuru Kraker koyduk.
- Yeme alışkanlıklarımızı değiştirdik.
- Yağlı, lezzetli yemekler yerine ekmek arası peynire talip olduk.
- Çantamızda beyaz leblebi bulundurmasını öğrendik.
- Yemek öğünlerimizin sayısını artırdık, (Çeşit çeşit yemekler yediğimi düşünmeyin, peynir çeşidini artırdık.)
- Ara öğünlerimizi bademle, cevizle, fındıkla, leblebiyle süslendirdik.
- Su içmesini yeniden öğrenir olduk. (yudum yudum yavaş yavaş)
- Baharatlı yiyeceklerden uzak durduk.
- Şunu yemelisin, bunu yemelisin yazılarını okuyup, kendimizi zorlamamayı öğrendik.
- Bide her yemekten sonra en iyi yöntemin uyumak olduğuna inandık.
- Elmanın da miğde dostu olduğunu keşfettik.
Sonuç:
- Her sabah kussam da, işe gidebiliyorum.
- Her akşam miğdem bulansa da, uyuyabiliyorum.
- Kusma sayısında bir değişiklik olmasa da, bu maddeleri uyguladığım için miğdem daha da rahat.
- Zaten tüm bu bulantıları minimuma indirmeye çalışırken, vücudum direnç kazanıyor :))))
24 Ekim 2013 Perşembe
(7. Hafta) KÜÇÜK KAYNANA ...
Bebeğimin 7. haftasına geldiğini öğrenmemle birlikte, anneliğinde sabır demek olduğunu öğrenmem çok zor olmadı. Bebeğim her geçen gün beni değiştirmeye başlamıştı. Fakat hepimizin hayatımıza yaptığı tüm müdahalelere rağmen kızmadığımız tek varlık denilebilir. Uyku düzenimizi değiştirmesi, yeme alışkanlıklarımıza müdahale etmesi, kıyafetlerimize karışması, makyajımıza, kokumuza, oturuşumuza, kalkmamıza... karışmasına sinirlenmediğimiz tek canlı. Hatta çoğu zaman bize yaptığı müdahaleler, herşeyin yolunda olduğunun bir göstergesi olduğu için seviniyoruz. Aman miğdemiz bulandı şükürler olsun bile diyoruz.:)) İşte anneliği öğrenmeye başlıyoruz o daha fasulyeyken. Onu görmeden sevmeyi, ona göre hayatımızı düzenlemeyi, endişe duygusunu abartmayı o fasulyeyken öğreniyoruz. Bakalım daha neler öğrenicez?
14 Ekim 2013 Pazartesi
(6. Hafta) BEBEK var :)))
Herşeyin ilki gibi en güzel kontroller de ilk kontroller diyebilirim. Evet şu 3, 4TL'ye aldığın idrar testi ve vermiş olduğun kan sonucu hamilesin ama asıl önemli olan kese nasıl ? İçinde fasülye var mı? Evet ilk kontrolümüzde her şey yolundaydı, keseyi görmek bile çok güzeldi :) Folik asit kullanımına her hamile bayan gibi başlıyorsun. Ama ben doktorun önerisiyle folicade kullanıyorum. İçinde folik asit + B 12 vitamini var. İlk aylar olduğu için, doktor kontrollerimiz sıktı. Ve en güzel kısmına yaklaşıyorduk. Kalp atışını duymamıza 1 hafta kalmıştı. Bu sırada kurban bayramının 10 gün tatil olmasını duymamızla birlikte tatil planlarımız başlamıştı. Oraya mı gitsek buraya mı gitsek derken tatilde hiç bir yere çıkamayacağımızı öğrendik. Bayramdan iki gün önce ufak bir sıkıntı yaşamıştım. Bu sefer tekrar düşük olacak diye çok korktum. Hemen hastaneye gittik. Ve o akşam kalp atışını duyduk :)). Doktor dinlenmem gerektiğini, 3 öğün progestan kullanmam gerektiğini söyledi. Tabi beni ve ailemi ciddi bir panik havası aldı. Hemen anneme taşındık. Sevgili ailem beni yerimden kaldırmadı. Kısa süreli işime ara verdim. Hem bana hem bebeğime çok güzel baktılar. Allah a şükür ailem ve eşim sayesinde bu süreci kolay atlattım. Anne olmak için uğraşırken, en çok anneye ihtiyaç duymak da hayatın cilvesi :))
8 Ekim 2013 Salı
BLOGCU ANNELER
Bir anne adayı neden blog yazar;
Bir anne adayı neden blog yazar;
- Hamilelik süreci tek başına yaşanılacak bir süreç olmadığı için,
- Duygularını, heyecanlarını hatta fazla kilolarını paylaşabildiğin için,
- Yüzünün neden sürekli asık olduğunu düşünenlere; şuan miğde bulantısı çekiyorum, ilk 3 ayı böyle demek istemediğin için.
- İştahın ne çok açıldı diyenlere, hamileyim demek istemediğin için,
- İlk hamileliğini hafta hafta kaydedip, ikinci hamilelikte rahatça copy paste yapabilmek için,
- Kızlarımız (erkekler asla sormayacak) anne sen nasıl bir hamileydin dediklerinde, kanıtlı belgeler sunabilmek için,
- Sevgili eşlerimizin tüm anlarımızı daha iyi anlayabilmeleri için,
- Nereden alışveriş yapılmalı, hangi krem kullanılmalı, hangi ilaç içilmeli, kaç lt su içilmeli gibi soruları doktorlara sormamak için,
- Her şeyden öte kendimiz için:))
Bu nedenlerin dışında;
Blog yazmamda asıl beni cesaretlendiren ilk blogcu anne: Fatma (http://annelikheyecanim.blogspot.com/) Diğer blogcu ve tecrübeli anne: Betül (http://bebisimbuyuyor.blogspot.com/)' e gönülden teşekkür ederim. Sayelerinde benimde bir blogum var :)))) Aslında kendileri beni anne olmaya da heveslendirdi :)).
1 Ekim 2013 Salı
ANNE OLMA DÜŞÜNCESİ...
08.09.2010 ve 11.09.2010 yılında çifte düğünle evlilik dünyasına giriş yaptık. Evliliğimizin ikinci yılını tamamlamış, aklımızca yapmamız gereken tüm işlerimizi yapıp, sırada çocuk düşüncesiyle, evlilik yıl dönümümüz de tatile gittik (08.09.2013). Sonuç : Anneyim :))
(Aslında bu kadar da basit olmadı hiçbir şey. Her yeni evli çift gibi ilk planlarımız gezmek üzerineydi. Ve 1 sene doyasıya gezdik. Planlamış olduğumuz gezilerimizi yaptık. Her ne kadar birbirimizi tanısak da evliliğe ve birbirimize alışmamız zaman aldı. Hayatımız iş, ev ve okul üçlüsü içerisinde ilerlerken her kadın gibi annelik dürtüleri beni de yoklamaya başlamıştı. İlk işim kadın doğum doktoruna giderek gerekli tahlilleri yaptırmakla başladı. Sanırım fazla pimpirikli bir doktorla karşı karşıya olduğum için, bir sürü tahlil yaptırdık. Veee ne ararsan onu bulursun demişler. Sonuç: Trombofili var sende. Bu da nedir ne değildir derken hamile kaldım :) Hoppp ilk günden kan sulandırıcı iğnelerle tanıştım. Gerçekten zor bir süreçti. Annelik heyecanını yaşamayı bir kenara bırakın, beni başlı başına bir panik almıştı. Tüm vücudum morarmaya başlamıştı bile ama annelik sabretmekti, dua etmekti, bebeğinin sağlıkla tutunması ve kucağına alabilmen için o morlukları umursamamaktı. Ben de öyle yaptım. Ama bu süre bizim için hem hastalıkla tanışma süresi, hem de hamileliğe alışma süresiydi. Bu zorlu süreç, kısa sürede son bulmuştu. Ondan sonraki süreden bahsetmek bile istemiyorum. İlk kez kadın olmanın, anne olmanın zorluğunu o zaman anlamıştım. . Uzun bir süre çocuk düşüncesini rafa kaldırmıştık eşimle birlikte. Çünkü önemli olan sağlıklı bir çocuk dünyaya getirebilmekti...)
Bu olaylardan tam bir yıl sonra tekrar annelik dürtüleri beni yoklamaya başlamıştı. Ama rahatsızlığımdan dolayı hamilelik düşüncesi beni oldukça korkutuyordu. Bu sıra annemin araştırmaları sayesinde yeni bir doktorla tanıştık: Prof. Dr. Aydan Biri. Kendisi riskli gebelikler konusunda uzman. Annemle birlikte doktorla görüşmeye gittik (Ağustos 2013).Tüm bu süreçlerden bahsettik ama doktor ısrarla neden iğne vuruldun diye sorup duruyordu. Cevap belli trombofiliyim. Aydan hoca benim trombofili olmadığımı, riskli gruba girmediğimi, her sağlıklı anne gibi doğum yapabileceğimi söyledi. Yani bu zamana kadar boşuna tedirginlik yaşamıştım. Bu müjdeli haberi ailemle paylaştım. Üzerimden koca bir yük kalkmıştı. Gerçekten bu iğneyle hamile olan tüm annelerin Allah yardımcısı olsun.
İşte asıl bu müjdeli haberden sonra anne olmaya tekrar karar verdim ve eşimle güzel bir tatile çıktım. 1 ay sonra da hamile olduğumu öğrendim :)) Yakınlarım onun deniz çocuğu olduğunu düşünüyorlar ;) Haksız da sayılmazlar...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)